Sağlıklı bir diş dizilimi ve mutlu bir gülüş için uzman dokunuşu. Akçadent Diş Polikliniği’nde ortodonti sürecinizi planlamak için hemen randevunuzu alın.
Ortodonti, diş ve çene yapısında meydana gelen çapraşıklıkların, uyumsuzlukların ve kapanış bozukluklarının teşhisi ile tedavisine odaklanan özel bir diş hekimliği dalıdır. Dişlerin çene kemiği üzerinde doğru konuma yerleşmesini sağlayan bu tedavi yöntemi, sadece estetik kaygıları gidermekle kalmaz, aynı zamanda ağız ve diş fonksiyonlarının da en ideal seviyeye ulaşmasına yardımcı olur. Çapraşık veya yanlış konumlanmış dişlerin temizlenmesi daha zor olduğu için, bu durum ilerleyen dönemlerde diş eti hastalıklarına ve çürüklere zemin hazırlayabilir. Bu nedenle ortodontik süreçler, uzun vadeli ağız sağlığının korunmasında kritik bir rol üstlenir.
Gelişen modern diş hekimliği teknolojileri sayesinde ortodonti süreçleri, her yaştan hastaya konforlu bir şekilde uygulanabilmektedir. Doğru bir planlamayla yürütülen süreçlerin hastalarımıza sağladığı başlıca katkılar şu şekildedir:
Akçadent Diş Polikliniği olarak ortodonti süreçlerimizi, hastalarımızın anatomik ihtiyaçlarına göre tamamen kişiselleştirilmiş bir yaklaşımla planlıyoruz. İlk aşamada, detaylı klinik muayene ve dijital röntgen analizleri ile mevcut çene ve diş yapısı incelenir. Bu değerlendirmelerin ardından hastanın yaşına, beklentilerine ve kapanış bozukluğunun derecesine göre en uygun tedavi yöntemi belirlenir. Geleneksel metal braketler, estetik açıdan daha az fark edilen porselen (safir) braketler veya modern bir alternatif olan şeffaf plaklar (telsiz ortodonti) arasından seçim yapılarak tedaviye başlanır. Belirli periyotlarla gerçekleştirilen kontrol seanslarında, dişlerin hedeflenen doğrultudaki hareketleri uzman hekimimiz tarafından yakından takip edilir.
Başarılı ve planlanan sürede tamamlanan bir ortodonti süreci, hekim kontrolü kadar hastanın tedaviye uyumuna da doğrudan bağlıdır. Braketlerin ve tellerin zarar görmemesi, aynı zamanda diş yüzeylerinde kalıcı lekelerin oluşmaması için tedavi boyunca bazı kurallara hassasiyetle yaklaşılması gerekir. Özellikle çok sert, kabuklu ve yapışkan gıdaların tüketiminden süreç boyunca uzak durulması önem arz etmektedir. Önemli Tıbbi Uyarı: Diş telleri ağız içinde bakteri plağı birikimi için uygun alanlar oluşturduğundan, her öğünden sonra ortodontik arayüz fırçaları kullanılarak eksiksiz bir temizlik yapılmalı ve hekim tarafından planlanan rutin kontrol randevuları kesinlikle aksatılmamalıdır.
Dijital diş hekimliğindeki gelişmeler sayesinde günümüzde şeffaf plaklar, birçok ortodontik bozukluğun tedavisinde geleneksel teller kadar yüksek başarı oranı sunmaktadır. Hafif çapraşıklıklardan ileri derece diş düzensizliklerine kadar geniş bir yelpazede kullanılabilen bu plaklar, hem estetik açıdan görünmez olmaları hem de yemek yerken çıkarılabilmeleri nedeniyle sıklıkla tercih edilir. Ancak hangi yöntemin sizin için daha uygun olduğu, çene yapınızın ve dişlerinizin mevcut durumuna göre yapılacak uzman muayenesiyle belirlenir.
Diş tellerinin veya şeffaf plakların ağız içine ilk yerleştirildiği dönemde, dil ve dudakların bu yeni yapılara uyum sağlama sürecine bağlı olarak çok hafif, geçici bir konuşma veya ses değişikliği görülebilir. Genellikle birkaç gün ila bir hafta içerisinde ağız içi dokular braketlere tamamen adapte olur ve konuşma fonksiyonu normal seyrine döner. Bu geçici alışma döneminde bol bol sesli okuma pratiği yapmak, adaptasyon sürecini oldukça hızlandıracaktır.
Diş tellerinin braketleri diş yüzeyine yapıştırılırken herhangi bir ağrı ya da acı hissetmezsiniz. Ancak takıldıktan sonraki ilk birkaç gün, dişlerin hareket etmeye başlaması nedeniyle hafif bir baskı ve hassasiyet oluşması normaldir.
Evet, sağlıklı diş eti ve kemik yapısına sahip olan her yaşta bireye ortodonti tedavisi güvenle uygulanabilir. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde yetişkin hastalar için estetik açıdan görünmeyen şeffaf plaklar veya porselen braketler de tercih edilmektedir.
Tedavi süresince yapışkan, sert ve kabuklu yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Elma, havuç gibi sert gıdalar doğrudan ısırmak yerine küçük parçalara bölünerek arka dişlerle çiğnenmeli, braketlerin kırılma riski en aza indirilmelidir.
Dişler canlı dokulardır ve tedavi sonrasında eski konumlarına dönme eğilimi gösterirler. Bu geri dönüşü engellemek ve elde edilen düzgün sıralamayı korumak için, tedavi bitiminde dişlerin arkasına görünmeyen koruyucu teller (retainer) takılır.